|

ABANT
Doğanın bütün güzelliklerini içinde
barındıran Abant özellikle şehir karmaşasından sıkılıp kaçmak isteyenler için
muhteşem bir tatil yöresi.İster aracınızı parkedip hemen faytonla gezmeye
başlayın, isterseniz önce yemeğinizi yiyip yürüyüşe geçin. Ya da kitabınızı alıp
göl kenarına yerleşin.Bolu Dağı’na çıkarken yol boyunca et ızgara türü lokanta
ve restoranlara sıklıkla rastlanıyor.Bunun yanısıra gölün üzerinde mangalda
sucuk ve kırmızı şarap oldukça keyifli. Kır kahvelerinde sürekli sıcacık demli
çay içebilir ve mis kokulu kahve keyfi de yapabilirsiniz.
——————————————————–

AĞVA
Bir yaninda Yeşilçay, diğer yaninda
Göksu dereleri, yeşilin birçok tonunu içinde barindiran ormanlari ve Karadeniz’e
bakan üç kilometrelik kumsaliyla dikkat çeken Ağva, her ne kadar
Istanbul’la iç içe olsa da doğalliğindan hálá bir şey kaybetmedi. Ağva’da
bisiklet kiralayabilir, farkli bitki türlerini, Karadeniz’e akan çaylari
seyrederek koylara ulaşabilirsiniz. Jüri üyemiz Mehmet Kismet’in “dantel” diye
adlandirdiği koylarda değişik kivrimli birçok kaya çeşidi var. Ayrica tekne
turlariyla Kilim Koyu ve Gelin Kayasi mutlaka gezilmesi gereken yerler.
——————————————————–

AKÇAKOCA
Yılın dört mevsiminde güzelliğin
hakim olduğu Akçakoca’da gezilip görülecek yerler olduğu gibi yapılacak bir çok
aktivite vardır. Piknik alanı olarak düzenlenen Cumayeri’nde kahvaltınızı yapıp,
Mehmet Arif Köşkü ve mahalle evleri arasında hoş bir gezinti yapabilirsiniz.
Sarp kayalıklarla kesilmiş sahil boyunca tracking, görülmeye değer Melen çayında
rafting ve olta balıkçılığı yapılabilecek aktiviteler arasında. Eşsiz bir
panaromaya sahip olan Ceneviz kalesi, İlçenin en yüksek bölgesinde yer alan
Aktaş şelalesi, son yılların en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Fakıllı
Mağarası ve mavi bayraklı plajıyla Akçakoca bahar mevsiminde tatil severleri
bekliyor.
——————————————————–

LİKYA YOLU
Fethiye’den başlayip önce Kaş, daha
sonra da Antalya’ya kadar uzanan ve antik Likya kentlerini birbirine bağlayan
patikalar zincirinden oluşan Likya Yolu, 1999 yilinda Ingiliz araştirmaci Kate
Clow tarafindan hizmete açildi. Fethiye’den başlayip Kayaköy, Ölü Deniz, Tlos,
Saklikent, Pinara, Leton, Kalkan, Kaş, Kekova, Demre, Finike, Olimpos ve
Faselis’teki bahar güzelliklerini görüp Antalya’da sonlandirabileceğiniz rotanin
en büyük özelliği denizin mavisi ve ormanin yeşilinin iç içe olmasi. Özellikle
pembe tonlardaki orman güllerine dikkat. Rota, arzuya göre otomobille 4-5 günde
ya da tekneyle bir haftada gezilebiliyor.
——————————————————–

GELİDONYA
Antalya Finike kıyısında yer alan ve
üzerindeki fenerle daha bir güzel görünen Gelidonya Burnu, bir doğa harikası
olduğu kadar, en hırçın dalgaların da mekanı. Derinliklerinde 13. yüzyıl
sonlarına ait Gelidonya batığını barındırıyor. Ancak, bugün Taşlık Burnu olarak
adlandırılan mevki, baharın tüm güzelliklerini görmeye başlamak için de iyi bir
çıkış noktası. Eşsiz deniz manzarası, yemyeşil bir doğa, yürüyüş için çok güzel
bir atmosfer sunuyor. Jüri üyelerimizden Kadir Kır, Kumluca’ya gelmeden
varacağınız Karaöz Beldesi’nden orman yoluna girmenizi öneriyor. Böylece baharın
farklı çiçeklerini görecek, hem de yolun sonunda Gelidonya Feneri ve adaların
manzarasına hayran kalacaksınız.
——————————————————–

Halfeti
Urfa’ya bağli bir ilçe Halfeti.
Birecik Baraji’nin sulari altinda artik ama hálá çok etkileyici. Firat
Vadisi’nde ilerlerken, görkemli Rumkale’yi geçince, Savaşan Köyü’nün suyun
içinden yükselen minaresini gördüğünüzde, bunun ne anlama geldiğini
anlayabilirsiniz. Urfa Birecik’ten başlanan bu rotada size Firat Nehri eşlik
edecek. Jüri üyelerimizden Özgür Koç yol boyunca özellikle yali çapkinlarina
dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Bu mevsimde
Istanbul’a göre daha sicak olan bölgede Firat Nehri kenarindaki çay
bahçelerinde mola vererek de doğanin keyfini çikarmak mümkün. Birecik’ten
dolmuşla ulaşabileceğiniz Halfeti’den Rumkale’ye tekneyle ulaşabilir,
aciktiğinizda teknede balik keyfi yapabilirsiniz.
——————————————————–

Antakya’dan Samandaği yönünde yola
çikan araçla Batayas Köyü ayrimindan sağa dönün. Narenciye bahçeleri arasindan
geçerek
Hidirbey Köyü’ne ulaşin. Köy meydanindaki 650 yillik çinar ağacinin altinda
çay molasi verin. Adi
Hidirbey Çinari. Gövdesi öyle büyük ki, bir dönem içi kahvehane ve berber
dükkani olarak kullanilmiş. Daha sonra, jüri üyemiz Haşim Ağca’nin önerisini
dikkate alarak bir kilavuzla yola çikin. Rotada Musa Daği’nin eteklerine
siğinmiş, Türkiye’nin tek Ermeni köyü olan Vakifli da var. Vakifli’nin bir
özelliği de organik narenciye ürünleriyle Türkiye’ye 1 milyon Euro ihracat
geliri kazandirmasi. Her mevsim gezilebilen bölgede yediverenler gibi, hálá
portakal veren ağaçlar görebilirsiniz.
——————————————————–

Masmavi deniziyle sırtını çam
ormanlarına yaslamış küçük bir Karadeniz köyü
Kerpe.Bölge son derece elverişli bir coğrafi konuma sahip, denizi ise
çocuklu aileler için ideal.Kerpe’
deki eşsiz güzellikteki “Kayalıklar” ise birçok insanın buraya gelmesi için
geçerli bir neden. Tırmanarak ya da dalarak değişik heyecanlara açık olan
Kerpe Kayalıkları’nda, ilginç mağaralara da ev sahipliği yapıyor. Özellikle
kayaların altındaki boşluklar, dalış sporu meraklıları için ideal. Kaya
tırmanışı, trekking, dalgıçlık, balıkçılık, hiking ve yüzme gibi uğraşlarla
ilgileniyorsanız,
Kerpe sizin için ayrı bir cazibeye bürünecek.
——————————————————–

KIYIKÖY
İstanbul’a 160 km uzaklıkta olan
Kıyıköy Kırklareli’nin şirin bir köyü.Karadeniz’e bakan bir yükseltide ,Papuç ve
Kazan derelerinin ortasında bulunan Kıyıköy’e İstanbul’dan yola çıktığınızda
Çerkezköy istikametinden Saray istikametine dönerek
ulaşabilirsiniz.Kullanacağınız yolun manzarası tek kelime ile harika.Hem yolda
dinlenmeniz, piknik yapmanız hem de temiz havayı soluyarak kafanızını dinlemeniz
mümkün.Doğa gezileri ve trekking severler bu tarihi köyün keyfini günübirlik de
olsa yaşıyorlar. İlkbahar ve yaz aylarında büyük rağbet gören Kıyıköy’de balık
yemenin de tadı başka.
——————————————————–

Murtiçi-Gembos-Behşehir
Manavgat Akseki yolundan ulaşilan
Murtiçi Kanyonu’ndan başlayan rota 1800 metreye kadar ulaşiyor. Jüri üyemiz
Faruk Akbaş, “Lokal endemik çiçeklerin bulunduğu yolda birbirinden ilginç
orkideler yalnizca bu yolun yolculari içindir” diyor. Gembos yaylasinin
kardelenleri ve düğün çiçekleri ise baharin geldiğini gösteriyor. Yolun sonunda
varilan
Konya ili sinirindaki Behşehir Gölü ve Leylekler Vadisi ise su kuşlari ve
nesli tükenmekte olan kara leyleklerini görmek için ideal.
——————————————————–

MÜREFTE
Marmara Denizi’nin tüm ışıltısını
seyretme imkanı sağlayan bu küçük kasabaya yapacağınız yolculukta ilk olarak
göze çarpan eski ismi Hora olan fener.Deniz’in ve bağların tam ortasında yer
alan feneri dolaştıktan sonra deniz,üzüm ve kekik kokularının arasında tüm
cazibesiyle Mürefte karşılayacak sizi.Tanık olduğu doğal afetler ve yangınlardan
sonra tarihi yapısının büyük bölümünü kaybetmiş olan kasaba eşsiz doğal
güzellikleri ve tadına doyulmayan mutfağı ile müthiş bir konaklama yeri.
——————————————————–

NARVAN
Yıldırım Güngör’ün “gökyüzüne uzanan
sihirli merdivenler dünyasi” olarak nitelediği Narman, nami diğer Kizil Kanyon,
Erzurum-Artvin yolu üzerinde yer aliyor. Türkiye’nin bir başka Kapadokya’si.
Peribacalarina benzer oluşumlari var. Insan boyunu kat kat aşiyor ve gün
batarken kanyona adinin hakkini veren bir renk katiyorlar. Narman-Pasinler
karayolunun 12. kilometresinde kendini göstermeye başlayan kirmizi
peribacalarinin en iyi gözlendiği yer ise Yoldere Köyü. Buradaki vadi içinde
yapilacak iki saatlik yürüyüş, doğa severlere farkli bir görsel şölen sunuyor.
——————————————————–

Polenezkoy-Cumhuriyetkoy-Saklıkoy
Rotanın ilk durağı olan
Istanbul’a bağlı Polonezköy temiz, ferah ve rahatlatici havasi, doğal
güzellikleri ve özellikle kiraziyla taninir.
Istanbul’un yanibaşindaki Polonya’da çok güzel mekanlar ve yemekler de
bulabilirsiniz. Cumhuriyet Köyü Polonezköy’den yaklaşik 10 km. ileride. Kir
lokantalari, piknik alanlariyla insana bahari müjdeliyor. Bu güzergahta ağaçlar
içinde çok güzel
oteller, “kendin pişir kendin ye” mekanlari, yürüyüş yollari, at binmeyi
sevenler için çiftlikler,
ormanlar yer aliyor. Yolculuğunuz sirasinda yeşilin her tonunu görebilir ve
kestane, ihlamur ağaçlarinin ön planda olduğu Sakliköy’e doğru
ilerleyebilirsiniz. Balik tutmayi sevenler için de uygun bir yer.
——————————————————–

Adını bu bölgede yetişen “safran”
bitkisinden alan tarihi evleri ve konakları çoktan safranı geride bıraktı bile.
Türkiye’de koruma altında bulunan 40 bin eserden 1200 tanesi, mimari dokusu
içindeki evlerin kapı tokmakları da ayrı bir yer tutan
Safranbolu’da bulunuyor. Unesco’nun Dünya Mirası listesinde yer alan “Müze
Kent”
Safranbolu gezi severlerinde ilk tercihleri arasında yer alıyor. Geleneksel
Türk toplum yaşantısının tüm özelliklerini yansıtan ve çevresel dokusunu
koruyarak günümüze kadar yozlaşmadan gelebilen
Safranbolu, Dünya Mirası listesine alınan ve Türkiye’de koruma altındaki 40
bin eserden 1200′üne sahip.
——————————————————–

SAPANCA
Yeşilin İnanılmaz güzellikte ki
tonları ile Sapanca gölü benzeri bulunmayan bitki dokusu ile konuklarına hem
şifa hem de dinlenme olanağı sunuyor.Hafta içi veya haftasonu gezisi için
Sapancayı tercih edenler bölgede bulunan restoran ve kluplerde çerkez
peyniri,köy yumurtası ve yöresel lezzetlerle donatılmış olan açık büfelerde
kahvaltı imkanı bulabiliyor.Bölgede uzak şehirlerden gelenler için konaklama
hiznmeti veren iki tesis yer alıyor.Temiz havanın ve doğanın kucağında dinlenmek
isteyenler için Sapanca tatilin ilk adresi.
——————————————————–

YUVACIK
İzmit sınırları içinde yer alan
bölge kendine has yemekleriyle doğa severlere ev sahipliği yapıyor.Yuvacık da
akan şelaleler üzerine kurulan masalarda balık yemenin tadına varırken, nehir
boyunca yürüyüş keyfi yaşayabilirsiniz.Yemyeşil
ormanlarında kuş sesleri arasında huzur bulabileceğiniz mekan İstanbul’a
sadece 150 km uzaklıkta.
——————————————————–

IHLARA Vadisi
Hasan Daği volkanindan püsküren
lavlarin soğumasiyla oluşan çatlaklar ve çökmelerle meydana gelen Ihlara Vadisi,
14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan bir kanyon.
Kayalara oyulmuş mezar ve kiliseleri seyrede seyrede dolaşirken Kapadokya’ya has
büyüyü hissedeceksiniz. Önce Selime’ye, oradan da Kapadokya’ya ulaşabileceğiniz
vadi, her ne kadar bu mevsim biraz serin olsa da, barindirdiği farkli bitki
çeşitleri ve tarihi mekanlariyla görülmeye değer. Kapadokya’dan balona binmek de
ayri bir deneyim. Ihlara Vadisi’ne Nevşehir’den Aksaray’a giderken, Aksaray’a 11
km. kala sola, Güzelyurt yoluna dönerek ulaşmaniz mümkün.
——————————————————–

Karadeniz ve Marmara Denizi’ni
birbirine bağlarken Avrupa ve
Anadolu yakalarini birbirinden ayiran
Istanbul Boğazi, özellikle bahar mevsiminde açan erguvan ve mor
salkimlariyla daha güzel. 30 kilometrelik doğa harikasi hem sahilde yürüyerek,
hem tekneyle gezerek, hem de otomobille yedi tepesi dolaşilarak gezilebilir. Ve
yapacak öyle çok şey var ki; Rumelihisari’nda kahvalti, Kanlica’da yoğurt,
Beylerbeyi’nde çay, Ortaköy’de akşam içkisi ve dilediğiniz herhangi bir durakta
balık-rakı…
——————————————————–

Silivri
İstanbulun batıdaki giriş kapısı
olma niteliğini taşıyan silivri sahip olduğu doğal güzellikler göz önüne
alındığında turizm konusunda oldukça önemli bir yere sahip.45 kilometre
uzunluğundaki sahil şeridi yüzmek ve serinlemek isteyenler için çekici bir
mekan.Sahil şeridinin bazı alanlarında oluşturulan park ve gezi yerleri, ilçeye
gelen misafirlere dinlenme ve eğlenme imkanı sağlıyor. Deniz sporlarına
meraklıysanız, Silivri kıyıları sizin için bir cennet.
——————————————————–

AMASRA
Fırtınasından soğuğuna, sıcağından
doğasına iklim ve coğrafyanın el ele yaşandığı liman şehri Amasra turizmin yeni
ismi niteliğinde.İstanbul’a 420 km uzaklıkta olan bu sevimli kasabada
birbirinden konforlu otellerde kalabilir,düzenlenen tekne turlarıyla engin
mavilikte yolculuk yapabilir yada bölgede bulunan restorantlarda yöre
yemeklerinin lezzetine varabilirsiniz.
——————————————————–

Şavşat-Yusufeli-Borçka
Artvin,ili ikiye bölen Çoruh nehri,
dik yamaçlı uzun vadileri, birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta
girmemiş doğal
ormanları, kemer köprüleri, geleneksel mimarisi ve festivalleri ile çeşitli
turizm değerlerini içinde barındıran otantik bir turizm kenti. Artvin’e
gittiğinizde Kaçkar ve Karçal dağlarına tırmanabilir,bölgenin değişik
yörelerinde doğal güzellikler içinde bulunan trekking parkurlarında yürüyüş
yapmanın keyfini yaşayabilir; Çoruh Nehri ve Barhal çayında rafting ile
heyecanın doruklarına çıkabilirsiniz. Şavşat,Yusufeli ve Borçka’da bulunan
pansiyojn ve moteller ise doğa sever konukları ağırlamaya hazır durumda.
——————————————————–

BOZCAADA
Türkiye’nin 3. büyük adası olma
özelliğine sahip Bozcaada haftasonu kaçamağı için uygun alternatifler arasında
yerini alıyor.İnce kumu ve uzunluğu nedeniyle tercih edilen Ayazma plajı tatil
severlerin uğrak yeri.Bozcaada’ya gittiğinizde moteller ve pansiyonlarda
konaklayabilir,ada sokaklarındaki tarihi evlerin mistik havası içerisinde
yürüyüş yapabilirsiniz.
——————————————————–

Maviyi ve yeşili buluşturan Uzun göl
sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından çok zengin. Çevrede trekking, kuş
gözlem, botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların arasındaki
göllere veya yakınlarındaki Şekersu, Demirkapı, Yaylaönü yaylalarına gezi
düzenleme olanağı var.
|